BASOL.INFO SYSTEM v2.0
Loading kernel modules...
Initializing network interfaces...
Checking service status...
Mounting filesystems... OK
Starting web services... OK
System ready. Welcome back, Dr. Başol.
dunyabasol@basol.info:~#
    ____                  __     _____        ____     
   / __ )____ __________ / /    /  _/___  / ____/____ 
  / __  / __ `/ ___/ __ \/ /     / // __ \/ /_  / __ \
 / /_/ / /_/ (__  ) /_/ / /    _/ // / / / __/ / /_/ /
/_____/\__,_/____/\____/_/____/___/_/ /_/_/    \____/ 
                        /_____/                        

[SYSTEM] Easter egg unlocked! You found the Konami Code.

Available commands:
  > status      - Show system status
  > about       - About this site
  > research    - Research interests
  > coffee      - Buy me a coffee (just kidding)
  > exit        - Close terminal

Fun fact: This site runs on pure academic caffeine and 
occasional bursts of geopolitical analysis.

Press ESC or click X to close this terminal.
      

Dünya Başol

Personal Hub

"Gölgedeki Taht" Uzak bir ülkede, taş ustalarının hüküm sürdüğü bir lonca vardı. Bu loncada her usta, çırağına yalnızca sanatını değil, kendini bilme yolunu da öğretirdi. Bir gün, genç bir çırak, Azmar, usta taşkesenler şehri olan Kardia'ya kabul edildi. Onun babası da büyük bir ustaydı; loncanın en eski üyelerindendi ve herkes ona "Kaya Baba" derdi. Azmar çocukluğunda onun çekiç sesleriyle büyümüş, ellerine sinen tozun kutsal olduğuna inanmıştı. Yıllar geçtikçe Azmar büyüdü. Fakat her taş koyduğunda bir ses kulağına fısıldıyordu: "Sen ancak onun gölgesinde varsın." Bir gece, ay dolunayken, Azmar loncanın gizli mahzenine çağrıldı. Orada onu bekleyen Üç Işık Ustası ona şöyle dedi: "Taşını tam yontmak istiyorsan, içindeki Baba'nın izini silmelisin. Onun tahtına göz dikme, kendi tahtını inşa et." Azmar şaşırdı. Baba'sı onun gururuydu. Onun çekiç izi her taşta, her duvarda yaşıyordu. "Ama ben onun eseriyim," dedi. "Ve eser, ustasının aynasıysa, hiçbir zaman özgür değildir," dedi Üstat. O gece Azmar'a siyah bir örtü, bir çekiş, ve bir ayna verildi. "Git, en büyük taşın başına. Üzerine ne görmek istiyorsan onu yont." Azmar yedi gece boyunca çalıştı. Her darbesinde babasının sesi kulaklarında yankılandı: "Böyle yapılmaz." "Sen hâlâ çıraksın." "Ben olsam…" Yedinci gecenin sonunda Azmar taşı tamamladı. Ortaya çıkan, babasına değil, kendisine benzeyen bir figürdü — ama bu figür, babasından izler de taşıyordu. Ne bir taklitti ne bir isyan; bir sentezdi. Sonra aynaya baktı. Ve ilk kez, kendi yüzünü gördü; sadece babasının izlerini değil. Lonca'ya geri döndüğünde Üç Işık Ustası onu bekliyordu. "Taht nerede?" diye sordular. "Artık gölgede değil," dedi Azmar. "Benim ışığım, onun gölgesine sığmaz." Ve o gün loncada yeni bir gelenek başladı: Her çırak, ustası hayattayken kendi tahtını yapacaktı. Çünkü her oğul, kendi içindeki Baba'yı onurlandırmak için önce onunla yüzleşmeli; onun tahtından değil, kendi ışığından doğmalıydı.

Consultancy

Academic and professional consulting services.

Contact

Course Materials for Students / 2024-25 Spring

Tools Vault

Retro Playroom

Retro gaming with Commodore 64 classics.

Launch C64 Games